Çanakkale Savaşları’ndan kalma 30 batık gemi , bu gemilerden şu ana kadar 15’inin bulunup kayıtlara geçirildiği, ayrıca, Osmanlı dönemine ait 5, antik döneme ait ise 13 gemi olmak üzere 18 batık gemi tespit edilmiş.
Aslında ben gerçek batık dalışlarını sevmiyorum…Benim için bir yıkıntıyı görmek, o batıklarda ölen insanları düşünmek çok üzücü oluyor…
Su tanker batığı ve Lundy savaş gemisi batıklarını gördüm, gerçekten anlattıkları kadar çok büyük bir tarih varmış, inanılmaz etkileyiciydi
* Çanakkale batıkları bi kere 104 yıllık batıklar, formları görüntü olarak bozulmamış ancak su altında resifler gibi her bir deliğinde her bir karesinde su altı canlılarının yaşadığı hatta yosunlarla yeşerip sanki ölmüş evet ama ölümüyle yeni hayatların başladığı, barındığı evlere dönüşmüşler.
* Su tanker batığı; 18-20 metrelerde bulunuyor, savaşta İngiliz askerlerine deniz suyunu arıtıp içme suyuna dönüştüren üzerinde kocaman 4 adet su tankerinin olduğu bir gemiymiş, gemi kuma saplanarak battığı için büyük bir kısmını göremiyorsunuz ama gördüğünüz kısmı da etkilemeye yetiyor. Teknede brifingi duyduğumda içimde “104 yıl önce adamların deniz suyunu arıtacak teknolojileri varmış vay be…” demiştim. Bu teknolojiye karşılık bizimse Seyit Onbaşımız 275 kiloluk top mermisini tek başına sırtında taşıyıp topuna yerleştirdiği mermiyle Ocean savaş gemisini vurmuş. Tüyler ürpertici değil mi?
* Lundy ise 28-30 metrede bulunuyor, mayına çarparak batıyor ve battığından bu yana ıstakozlar, süngerler, orfoz, mürenler ve karagöz sürülerine ev sahipliği yapıyor. Hatta dalış başlayınca 28 metreye indik geminin kıç tarafından dakka 1 gol bir kumlarda bir sürü balık yumurtaları balon gibi…sonra karagöz balığı geliyor kumu kazıyor fln hummalı bir çalışma vardı yani yumurtalar için J Bir tane de ismini bilmediğim bir büyükçe balık kamera gibi bir deliğin önünde asker gibi bi sağa bi sola gidiyo ve arada içeri girmeye çalışan balıkları bildiğiniz gagalıyomuş gibi engelliyo. Balık yumurtalarını görünce yavrularını korumaya çalışan bir anne/baba balığın çabası olabileceğini düşündüm içimden ve savaşta batan bir geminin içinde balıkların da kendi savaşlarını vermesi çok manidar geldi.
104 yıllık batıkların içindeki canlılık olması, bu canlılara ev sahipliği, balık yumurtaları için verilen o yaşam mücadelesiyle bardağın dolu tarafına bakmak gerekirse harabeler, yıkıntılar çok kötü evet ama işte doğa mucizelerle dolu hayatın bittiği su altında hayat kaldığı yerden devam ediyor .
En yakın temaslı, 2-3 merminin havada çarpıştığı gerçek bir destanın yaşandığı bu savaş batıklarını görünce arızalanarak batan gemiler ya da düşen gerçek uçak batıklarının hikayeleri gibi hüzünlendiğimi söyleyemem hatta tüylerim diken diken bir kez daha tarihimizle gurur duydum…Ama tabi adı bile çirkin savaş kelimesi keşke dünyanın hiçbir yerinde olmasaydı da barış içinde kardeşçe insanca yaşayabilseydik.